Klinik muayenelerimde hastalarımdan en sık duyduğum estetik taleplerin başında daha beyaz ve parlak dişlere sahip olmak geliyor. Günlük alışkanlıklarımız, yaş alımı ve genetik faktörler zamanla diş minesinin gözenekli yapısına işleyerek renklenmelere yol açar. Diş beyazlatma (bleaching), dişin mine ve dentin tabakasına nüfuz etmiş organik ve inorganik renk yapılarının özel jeller yardımıyla çözünmesi işlemidir. Bu işlem, piyasada satılan ve mekanik aşındırma yapan beyazlatıcı macunların aksine dişin yüzeyini çizmeden, tamamen kimyasal bir reaksiyonla rengi güvenli bir şekilde birkaç ton açar.

Diş Beyazlatma Yöntemleri Nelerdir?

Klinik pratiğimizde temelde iki farklı beyazlatma yöntemi uyguluyoruz: Ofis tipi (klinik) ve ev tipi beyazlatma.

Ofis tipi beyazlatma, hekim kontrolünde ortalama 45-60 dakika süren hızlı ve etkili bir prosedürdür. Diş etlerinizi koruyucu özel bir bariyerle tamamen izole ettikten sonra, diş yüzeylerine yüksek konsantrasyonlu beyazlatıcı jel uyguluyor ve bu jeli özel bir ışık kaynağı (lazer veya LED) ile aktive ediyoruz. Genellikle tek seansta tatmin edici sonuçlara ulaşmak mümkündür.

Ev tipi beyazlatmada ise hastamızın ağız ölçüsünü alarak kişiye özel şeffaf plaklar hazırlıyoruz. Hastamız, verdiğimiz daha düşük konsantrasyonlu jelleri bu plakların içine sıkarak, evde belirlediğimiz süreler boyunca (gece uykusunda veya gün içinde 2-4 saat) uygular. Çoğu vakada en kalıcı ve ideal sonucu elde etmek için bu iki yöntemi birleştirdiğimiz kombine beyazlatma protokolünü tercih ediyorum.

Diş Beyazlatma Zararlı mıdır?

Toplumda diş beyazlatmanın diş minesine zarar verdiği veya dişleri zayıflattığına dair yaygın bir yanılgı bulunuyor. Diş hekimi kontrolünde, doğru materyallerle ve doğru endikasyonla yapılan beyazlatma işleminin dişe yapısal hiçbir zararı yoktur. İşlem sırasında veya sonrasındaki ilk birkaç gün sıcak ve soğuğa karşı geçici bir hassasiyet yaşanması tamamen normaldir. Bu durum fizyolojiktir ve önereceğimiz flor uygulamaları veya hassasiyet giderici macunlarla kısa sürede ortadan kalkar.

Kimler İçin Uygun Değildir?

Diş gelişimi tamamlanmış, diş eti sağlığı yerinde olan bireylere beyazlatma işlemi güvenle uygulanabilir. Ancak gebelerde, emziren annelerde ve 18 yaşından küçük hastalarda bu işlemi rutin olarak uygulamıyoruz. Ayrıca ön dişlerinde geniş dolguları veya porselen kaplamaları olan hastalarda bir detaya dikkat etmek gerekir: Beyazlatma jeli sadece doğal diş dokusunda rengi açar, yapay materyaller üzerinde etkili olmaz. Bu nedenle renk uyumsuzluğu yaşamamak adına, işlem sonrasında mevcut dolgu ve kaplamaların yeni diş rengine göre yenilenmesi planlanmalıdır.

Elde Edilen Beyazlık Ne Kadar Kalıcıdır?

Tedavi sonrası elde ettiğimiz beyazlığın kalıcılığı, büyük ölçüde hastanın beslenme alışkanlıklarına ve ağız hijyenine bağlıdır. Çay, kahve, kırmızı şarap, salça gibi renklendirici gıdaların yoğun tüketimi ve sigara kullanımı, dişlerin zamanla eski rengine dönmesini hızlandırır. Ancak ideal şartlarda ve düzenli fırçalama alışkanlığıyla beyazlık etkisi ortalama 1 ile 3 yıl arasında devam eder. Piyasada kontrolsüzce satılan aşındırıcı ürünlerin diş minesinde kalıcı hasarlar ve diş etlerinde yanıklar oluşturabileceği unutulmamalıdır. Sağlıklı bir gülüşe ulaşmanın tek güvenli yolu, süreci mutlaka bir diş hekiminin planlamasıdır.